TMMOB
Jeoloji Mühendisleri Odası

Çağrı Metni

KÜRESEL SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDEYERBİLİMLERİ YERYÜZÜ, TOPLUM VE GELECEK


Yeryüzünü anlamak, yalnızca jeolojik süreçleri, doğal kaynakların oluşumunu ya da doğal tehlikelerin mekanizmalarını anlamak değildir. Dünya; litosfer, hidrosfer, atmosfer ve biyosfer gibi bileşenlerin sürekli etkileşim içinde olduğu, enerji ve maddenin bu bileşenler arasında dolaştığı dinamik ve bütünleşik bir sistemdir.

İnsan toplumlarının üzerinde yükseldiği bu maddi dünya; suyu, toprağı, mineralleri, enerji kaynakları, dağları ve ovalarıyla yerleşimi, üretimi, teknolojiyi, ekonomiyi ve toplumların geleceğini biçimlendirir. Yeryüzünün jeolojik, jeomorfolojik ve toprak özelliklerinden kaynaklanan jeoçeşitlilik, bu sistemin temel bileşenlerinden biridir. Jeoçeşitlilik yalnızca doğal ve jeolojik mirasımızın değil, ekosistemlerin ve insan toplumlarının geliştiği fiziksel ortamın da temelini oluşturur.

Ancak bu ilişki tek yönlü değildir. İnsan faaliyetleri doğal süreçleri giderek daha güçlü biçimde değiştirmekte, toplumlar ile Dünya sistemi arasındaki karşılıklı ilişkiyi yeni bir ölçekte ortaya çıkarmaktadır.

Bu nedenle yerbilimlerini yalnızca doğal tehlikeler, kaynaklar, su veya mühendislik sorunlarının çözümüne katkı sağlayan bilimler olarak değil, yeryüzü ile toplum arasındaki ilişkiyi anlamanın temel bilimlerinden biri olarak yeniden düşünmeliyiz.

Bu yaklaşım önemli soruları beraberinde getiriyor: Jeolojik kaynaklar ekonomik ve siyasal gücü, kaynak güvenliğini ve enerji dönüşümünü nasıl şekillendiriyor? Jeolojik bilgi, çevresel ve toplumsal eşitsizlikleri gözeterek daha dirençli kentler ve toplumlar oluşturmaya nasıl katkı sağlayabilir? Yerbilimleri, diğer disiplinlerle diyalog içinde, yeryüzüne ve gelecek kuşaklara karşı etik sorumluluklarımızı yeniden düşünmemize nasıl yardımcı olabilir?

79.Türkiye Jeoloji Kurultayı, bu sorular etrafında yerbilimlerinin farklı disiplinleri ile sosyal bilimler, mühendislik, sağlık bilimleri, ekonomi, politika ve teknoloji alanları arasında diyaloğu geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Amacımız, bütün sorulara tek bir disiplinin yanıt vermesi değil; farklı bilgi alanlarını bir araya getirerek birbirlerine yeni sorular sormalarını ve küresel sorunların ortak bir anlayışla ele alınmasına katkıda bulunmalarını sağlamaktır.

Geleceğin sorunları birbirinden bağımsız jeolojik, çevresel, ekonomik ya da toplumsal sorunlar olarak ele alınamaz. Yeryüzünün geleceği ile toplumların geleceği birbirinden ayrı değildir. Daha dirençli, güvenli ve sürdürülebilir toplumlar kurabilmek için yerbilimlerinin ürettiği bilgiyi uygulamanın ötesine geçmeli; bu bilginin toplum, ekonomi, politika ve insan yaşamıyla ilişkisini de yeniden düşünmeliyiz.

Küresel Sorunların Çözümünde Yerbilimleri: Yeryüzü–Toplum–Gelecek” temasıyla düzenlenen 79. Türkiye Jeoloji Kurultayı’nda araştırmalarınızı paylaşmaya, yeni sorular sormaya ve ortak sorunlarımıza birlikte yanıt aramaya davet ediyoruz.

Okunma Sayısı:
Paylaş: